Dağ Keçisi Damgası

Kültigin yazıtının doğu yüzündeki dağ keçisi/teke damgası:

Bu damga, yüceliği, erişilmez yerlere erişilebilirliği, bağımsızlığı, özgürlüğü, kararlılığı, asaleti ve cesareti sembolize eden bir damgadır. Tanrı‟nın yeryüzündeki temsilcisi olduğuna inanılan kağanı simgeler.

Kül Tegin ve Bilge Kağan anısına dikilen yazıtlardaki dağ keçisi damgalarının Türk kültür tarihi içindeki yerinin ifade edilmesiyle, dağ keçisi damgalarının genel olarak kavram alanı tespit edildi. Bilge Kağan ve Kül Tegin 716 yılında Bayırku boyu ile savaşta ölen Moçjo (Kapagan Kağan)’nun yeğenleri idi. Moçjo’nun ölümünden sonra taht için yapılan mücadelelerde Kül Tegin başrolü oynadı. Ölen Kağan’ın bütün oğulları ile tahtın kanunî varisi Moçjo’nun büyük oğlunu ortadan kaldıran Kül Tegin, Moçjo’nun Doğu Türk Kağanlığı’nın ünlü devlet adamı Bilge Tonyukuk haricindeki bütün yüksek rütbeli adamlarını öldürdü. Türk ordusunun başkumandanı ve Doğu’nun Çjuki-prensi unvanını alan Kül Tegin’in taht için savaşı başarıyla yürütmesine rağmen kağanlığa kendisini değil de büyük kardeşi Bilge Kağan’ı getirmesi ilgi çekici bir durumdur.

Bilge Kağan, 731 yılında ölen kardeşi Kül Tegin’i kağan olmamasına rağmen kağan gibi defnetmiştir. Çin İmparatoru Xuan-zong, kardeşini kaybeden Bilge Kağan’a, başkomutan Çjan Kyuy-i ve yüksek rütbeli Lyuy Syan’la aralarında heykeltıraş ve ressamların da bulunduğu özel bir heyet göndermiştir.

Kül Tegin’in cenaze töreninin görkemine, yazılı kaynaklar haricinde arkeolojik veriler de şahitlik etmektedir. 1957’deki Çekoslovak-Moğol ekibinin kazılarında elde edilen bilgilere göre, Kül Tegin’in anıt mezar külliyesi ile Kül Tegin’den üç yıl sonra 734 yılında ölen ağabeyi Bilge Kağan’ın anıt mezar külliyesinin ölçülerinin aynı olması, onların tamamen denk olduğunu göstermektedir.

Yazıtların bir tarafında, üzerinde ölenlerin isminin yazılı olduğu beşgen; diğer tarafında ise kağanın ve ona denk kişinin, Tigin’in adının yerine geçtiği var sayılan dağ keçisi damgası bulunmaktadır. Bu durumu izah edebilmek için, iki kardeşin ilişkisine dikkat etmek gerekir. Bilge Kağan’ın Kül Tegin’e olan saygısı, egemenliğini küçük kardeşine borçlu olmasındandır. Zaten yazıtlardaki, (egemenliğin ve kağanlığın sembolü) dağ keçisi damgalarının benzerliği de söz konusu ilişkinin niteliği konusunda bize bilgi vermektedir.

 


About this entry