Huban Arığ

“Yayılmış yer toprak
Kenarından giderek düzelmekte
Mavileşmiş uzay,
Ters düşüp düzelmekte
Asla sallanmayan katı kayalar
Yelin vurduğu ağaç gibi sallanmakta,” (Davletov,2006: 56. 3500-3505)

Güney Sibirya Türk halklarından Hakas Türklerinin destan metinleri mitolojik, masalsı, Şamanik motifleri bir arada bulundurmaları yönünden ilgi çekicidir. Kadın kahramanlar güçlü, savaşçı, acımasız ve birçok olağanüstü vasfa sahiptirler.

Destanların tamamı “mitolojik tasvir” diyebileceğimiz bir sahne ile başlar: Yeryüzünün nasıl oluştuğu, zengin ve geniş topraklar, büyük ovalar, geniş nehirler, ormanlar, göller…gibi çok renkli ve canlı bir tabiat gözler önüne serilir. Bu toprakların dünyanın neresinde ve hangi millete ait olduğuna dair herhangi bir belirleyici motif görünmez. Ancak, destan metinlerinin ilerleyen satırlarında kahraman veya kahramanın ailesinden söz edildiğinde kimlere ait olduğunu anlarız. Huban Arığ’da da benzer bir sahne mevcuttur:

“ Yer ilk kez damarlar saldığında
Köklerini salıp ağaçlar büyüdüğünde,
Demir ilk kez işlendiğinde,
Bütün yerüstü güzel yaratıldığında,
Dağların ak karlı dorukları oluştuğunda”(Davletov, 2006:1)

Benzer yaratılış sahneleri Huban Arığ’la beraber zaman zaman müracaat edeceğimiz Altın Çüs, Ak Çibek Arığ, Ay Huucın ve Kara Kuzgun destanlarında da görülür. Huban Arığ’da bu tasvirden sonra kahramanın ailesinin oturduğu “Ak Saray”a (ev) geçilir. Kahramanın ebeveynleri saray gibi bir evin içinde altın bir masada oturuyor gösterilirler. Huban Arığ’ın babasının atı, zenginliği, kahramanlıkları ve çocuksuzluğu tasvir edilir.

“Ata yurdun elden gitse
Onu geri alacak,
Bağrından çıkan balan yok,
Ana yeri sahipsiz kalsa,
Onu dolaşacak
İçinden çıkan irkeñ yok.
Yalnız doğan yalnız özün,
Yalnızlıktan çekeceğin var. (Davletov, 2006: 3-4/ 157-164)

Devamını okumak için NWSA-2180-4-3 üzerine tıklayınız.


About this entry