Haza Destan-ı Geyik

Ali Can Meydan

Türk Edebiyatı tahkiyeli eser bakımından oldukça zengindir. Önceleri sözlü olarak anlatılan hikayeler, daha sonra yazıya geçirilerek günümüze kadar gelmişlerdir. Bunların büyük bir kısmı günümüzde de yeniden ele alınarak işlenmiş, modern hikayeciliğimize kaynaklık etmiştir.

Batı tarzı hikayelerden önce, bizde hikaye türü ihtiyacı mesneviler vasıtasıyla giderilmekteydi. Her beyti kendi arasında kafiyeli olarak yazılan mesneviler, divan edebiyatının en önemli nazım türlerinden biridir. Mesneviler, değişik konularda uzun ya da kısa olarak yazılırlar. Konuları itibariyle mesnevileri şu başlıklar altında incelemek mümkündür.

1. 1. Cenk destanları (Ahmedî’nin ‘İskendernâmesi’ gibi),
2. 2. Aşk hikâyeleri (Yusuf ile Züleyha, Leyla ile Mecnun gibi),
3. 3. Dini ve Tasavvufi mesneviler (Mevlânâ’nın ‘Mesnevî’si gibi)
4. 4. Didaktik ve ahlaki mesneviler, (Nabiî’nin ‘Hayriye-i Nâbî’si gibi)
5. 5. Şehrengizler ( bir şehri övmek gibi)

Yukarıda da görüldüğü gibi mesnevilerde ele alınan konular çeşitlidir. Kimi zaman bir aşk hikayesi, kimi zaman menkıbe, kimi zaman da kahramanlık hikayelerine mesnevilerde yer verildiği görülür. Özellikle İslâmi kimliğin ön plâna çıktığı, Hz. Muhammed’in ve diğer İslâm büyüklerinin etrafında cereyan eden mucizelerinin anlatıldığı mesnevilerin sayıları oldukça fazladır.

Türk edebiyatında dini ve tasavvufi mesnevilerin sayısı oldukça fazladır. Bu mesnevilerde, Hz. Peygamber’in hayat hikayesi, mucizeleri ve onun etrafında cereyan etmiş olaylar anlatıldığı gibi, diğer İslâm büyüklerinin hayat hikâyelerine ve onların kahramanlıklarına da yer verilmiştir. Bu mesnevilerde kullanılan motifler ve anlatılan hikayeler Türk kültür tarihi hakkında ipuçları vermektedir.

Diğer milletlerde olduğu gibi, Türk milletinin de kendince kutsal saydığı hayvanlar vardır. Bunlardan biri de geyiktir. Geyik tıpkı Bozkurt gibi bazı Türk boylarının sembolü olmuştur. Bu bakımdan Türk mitolojisi ve efsanelerinde geyik motifine sıkça rastlanır. Geyik motifi, dilimizde, edebiyatımızda, halımızda, kilimimizde; velhasıl bütün sosyal hayatımızda farklı renk ve şekillerde yer alır.

Makalenin devamını okumak için buraya tıklayınız.

KAYNAK: Dr. Gıyasettin AYTAŞ

Reklamlar

About this entry