Niya Kentinin Kalıntıları

Niya kenti, Çin’in Han ve Jin hanedanları döneminde “Jinjue” Krallığı olarak adlandırıldı. Çin’in tanınmış tarihi kitabı Hanshu’da Niya’yla ilgili bilgiler yeralmıştır. Tang hanedanı döneminde yaşamış olan ünlü rahip Xuan Zang’ın yazdığı “Tang İmparatorluğu ve Batı Dünyası Gezisi” isimli kitapta, Niya “Nixiang” kenti olarak yer almıştır. Ancak, Han ve Jin hanedanları döneminden sonra, Niya kenti tarihten silinmiştir. 20’inci yüzyılın başında İngiliz Davie Staine, Niya kentinin kalıntılarını buldu ve kalıntılardan üzerine “Qulu” dilinde sözcükler ve Çince yazılar bulunan 700 parçadan fazla bambu ile ince ve güzel yapılmış ahşap heykelleri ülkesine taşıdı. “Qulu” zamanında Niya kentinde yaşayanların kullandıkları dile aittir. Bu sözcükler, hala uluslararası akademik çevreler tarafından çevrilemedi.

O zaman, çölde bulunan Niya kentinde, su sağlama ve kullanımına yönelik ciddi bir yönetim sistemi yapılmıştı. Su, parayla alınabiliyordu ve bununla ilgili görevliler vardı. Suyun boşa harcanmasına yol açan görevliler, cezalandırılacaktı. Tarlalara yetersiz su aktarılması durumunda, kent yönetim kuruluşu, halka biriktirilmiş su sağlardı. Zamanında, bölgede yılda bir kez hasat edilen buğday yetiştirilirdi.

Niyalılar ağaçların yetiştirilmesi ve korunmasına yönelik de ciddi bir yönetim sistemi geliştirdiler. Kurak ortamda yaşayabilen, kum fırtınalarını engelleyen, ortamı güzelleştiren ve meyveleri yenilebilen hurma ağaçları, kentte en çok yetiştirilen ağaç türlerinden biriydi. O zaman, eğer bir kişi ağacı kökünden keserse, bedel olarak bir at vermek zorundaydı; ağacın dallarını koparırsa, bir sığır vermesi gerekiyordu. Kentte yaşayanlar, şeftali, elma ve badem gibi ağaçlar da yetiştirdiler ve Niya Nehri’nin kıyısında yetişen kamışlar ve söğüt ağaçlarıyla konutlar inşa ettiler.


About this entry