Umay

Altaylı kavimlere göre Umay çocukları ve hayvan yavrularını koruyan dişi tanrıdır (tanrıça). Umay ismini Tonyukuk yazıtında şu ifadelerle görüyoruz. “Geri dönelim. Ere (?) nefsini saklamak yektir dedi. Ben (ise) böyle derim! Ben Bilge Tonyukuk Altun ormanını aşarak geldik, İrtiş Irmağı’nı, geçerek geldik. (buraya) gelenler (=düşmanlar) cesur dedi (=demişler); (bizim geldiğimizi ise) duymadılar. Tanrı, Umay kutsal yer, sular (bizim için onlara) gaflet verdi. Neye kaçarız.(Onlar) çok diye niye korkarız. Az[ız] diye niye basılalım. Taarruz edelim dedim. Taarruz ettik, perişan ettik. Ertesi günü çok geldiler…(16) Kültigin Yazıtı’nın doğu tarafının 30-31. Satırlarında ise “babam hakan öldüğü vakit küçük kardeşim Kültigin yedi yaşında kalmıştı. Umay’a benzeyen annem hatunun taliine küçük kardeşim Kültigin er adını aldı. On altı yaşında amcam hakanın ülkesini, türesini böylece kazandı…”(17)

Umay’ı tanrıça veya dişi ruh olarak da ifade edebiliriz. Umay daha çok kadın ve çocukları koruyan tanrıça olarak bilinmektedir. Çocuk uykusunda gülüyorsa rüyasında Umay’ı gördüğüne, ağlıyorsa Umay’ın gittiğine yorulur. Umay çocuğu uzun süreli yalnız bırakırsa çocuğun hasta olduğuna inanılır. Bu durumla karşılaşıldığında kam/şaman çağrılır ve törenle Umay’ın çocuğu sahiplenmesi sağlanırdı. Divân-ı Lûgat-it Türk’te de “Umayka tabınsa oğul bolur” (Umay’a tapıldığında erkek çocuk olur) demektedir. Umay Kaşgarlı’ya göre aynı zamanda kadının doğumundan sonra çıkan “son”dur(18). Yakut kadınları da bugün “son”a saygı gösterirler ve toplu halde giderek “son”u bir yere gömerler ve çevresini tütsülerler. Umay, bazı efsanelerde “Humay Kuşu” olarak da tarif edilmiştir. “Humay kuşu maruf bir kuştur. Kuzgun büyüklüğünde olup, kanat uçları kara, başı yeşil olur. Yaşadığı yer havadadır. Yumurtasını havda yumurtlar ve yavrusunu da havada çıkarır. Hümay bazen yer yüzüne kırk arşın kadar yaklaşır ve geri döner. İşte o zaman bu kuşun gölgesi kimin üzerine cihanda padişah ya da çok zengin olur.”(19)

(15) Daha fazla bilgi için bkz. Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi, TTK Yayınları, Ankara 1989, s. 432 v.d.

(16) Hüseyin Namık Orkun, Eski Türk Yazıtları, TDK Yayınları, Ankara 1987, s. 113-114.

(17) Aynı eser, s. 44.

(18) Kaşgarlı Mahmut, Divanü Lûgat-it-Türk, I, s.123; Besim Atalay tercümesi.

(19) İnan, Şamanizm, s. 37.

Reklamlar

About this entry