Gök Tanrı

Göktürkler’e ait “Göktürk Kitâbeleri”nden de anladığımız gibi Türklerin tanrısı, Gök Tanrı’dır. Bu isim çeşitli eski Türk lehçelerinde tengri, tengere, tangara, tangrı, ture şeklinde de ifade edilmiştir. Altay kamları tengereye dua ederken “yüksekte bulunan büyük atamız han tengere…”, “yaratıkları yaradan tengere…”, “yıldızlarla dünyayı süsleyen tengere…” diye hitap ederlerdi. Yakutların eski masal ve destanlarında tangara kelimesi gök (sema) ve gök ruhu (tanrı) anlamını ifade etmekte olduğu anlaşılmakta ise de bugün bütün ruhlara, hatta ruhları ve ölüleri temsil eden putlara da “tangara” denmektedir. İslâm dinini kabul eden Türkler “gök” kelimesini “sema” tengri kelimesini de “Allah” kavramına uyarlamışlardır. Tanrı kelimesi yerine Oğuz Türklerinin “çelep” yahut “çalap” kelimesinin de Nasturî hristiyanlardan etkilenme sonucu dile girdiği tahmin edilmektedir(9). Türklere göre “gök”, tengri gibi her insanın her baktığında görebildiğidir. O halde tengri “gök” gibi bir şey olmalıdır. Nitekim İbn Fadlan Seyâhatnâmesinde Türklerin zorda kaldıklarında başlarını göğe kaldırıp “bir tanrı dediklerini ifade etmektedir(10). Eski Türklerde bir ve büyük Tanrı hakkında açık bir inanç ve anlayışın var olup olmadığını bilmiyoruz. Herhalde büyük imparatorlukların kurulduğu devirlerde imparatorluğa dahil olmuş bütün uluslar için Gök-Tanrı kültü ortak ve genel bir kült olarak kabul edilmiş, Gök-Tanrı da tanrıların en büyüğü sayılmış olsa gerektir. Orta Asya’da devlet kurmuş sülâlelerin hepsinde Gök-Tanrı kültünün bulunduğunu Çin kaynakları de tespit etmiştir.

8. yüzyıllarda büyük Gök-Türk İmparatorluğu’nun başında bulunan Türk sülâlesinin Gök-Tanrı hakkındaki inanç ve anlayışları bir hayli gelişmiş ve olgunlaşmış olduğu bıraktıkları yazıtlardan anlaşılmaktadır. Bu yazıtlarda hakan ve beyleri, Türk milletine yaptıkları iyilik ve yardımları için, tanrıya içten gelen minnet ve şükran duygularını ifade ediyorlar. Hakanları tahta çıkaran, zaferleri kazandıran, felâketlerden koruyan Türk Tanrısı Gök-Tanrı’dır(11).

(9) Abdülkadir İnan, Tarihte ve Bugün Şamanizm, TTK Yayınları, Ankara 1972, s. 33-34.

(10) Ramazan Şeşen, Onuncu Asırda Türkistan’da Bir İslâm Seyyâhı İbn-i Fazlan Seyahatnâmesi Tercümesi, İstanbul 1975, s.31.

(11) A.İnan, Tarihte ve Bugün Şamanizm, TTK Yay.,II. Baskı, Ankara 1972, s. 26. ayrıca bakz. Talat Tekin, Orhon Yazıtları, TDK Yay., Ankara 1988.

Reklamlar

About this entry