Türk Şad

İstemi’nin ölümü sırasında Bizans İmparatoru 2. Tiberius Köktürklere, Valentinos başkanlığında bir elçilik heyeti göndermişti. Valentinos’u Aral Gölü civarında Türk Şad adlı bir Köktürk şehzadesi (muhtemelen İstemi’nin oğlu) karşılar. Ancak Bizanslılar Köktürklerle yaptıkları anlaşmaya aykırı olarak Avarların Panonya’ya (Doğu Macaristan’a) yerleşmelerine müsaade etmişler ve Kafkasların güneyinde de Sabirleri dağıtmışlardı. Bu sebeple Türk Şad, Valentinos’u ağır hakaretlerle karşıladı. Parmağını ağzına sokarak “on diliniz var ama hileniz bir” dedi. “Kılıçlanarak değil, atların ayakları altında karınca gibi ezilerek öldürülmeyi hak eden” Avarlara nasıl barınacak yer verdiklerinin ve Sabirleri dağıtmalarının hesabını sordu ve şöyle devam etti:

“Ben, esirlerimiz olan Uar-Huni’lerin (Avarların) hangi yoldan Bizans’a gittiklerini biliyorum. Dinyeper’in Meriç’in nerede olduğunu, Tuna’nın nereye aktığını da biliyorum. Gün doğusundan gün batısına kadar ülkeler bize diz çökmüştür, bize karşı gelmek cesaretini gösteren Alanları, On Ogurları görüyorsunuz, Roma’ya da geleceğiz.

Türk Şad’ın 576 yılındaki bu sözleri Türklerin hakimiyet anlayışını ve geniş ufukluluğunu (vizyonunu) göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Hele “gün doğusundan gün batısına kadar ülkeler bize diz çökmüştür” cümlesinin 156 yıl sonra Köktürk anıtlarında, kuzey ve güney yönlerini de içine alacak şekilde aynen tekrar edilmesi, Türk hakimiyet anlayışının devamlılığı açısından hayret vericidir.

KAYNAK: Prof.Dr.Ahmet B.ERCİLASUN – Başlangıçtan Yirminci Yüzyıla Türk Dili Tarihi

Reklamlar

About this entry