Türk Dilinin Tarihsel Dönemleri 6

ÇUVAŞLAR

Türk dilinin tasnifinde kendi başına bir grup oluşturan Türkçe Çuvaş lehçesidir. Daha önce de belirttiğimiz gibi Genel Türk lehçeleri ile Çuvaşçanın gelişimi birbirinden tamamen ayrı kollarda olmuştur. Ana Türkçenin kardeşi, Ana Bulgarcanın devamı olan Çuvaşça bir r/l türkçesidir. Çuvaşça bir r/l dili olarak, z/ş Türkçesi Genel Türk dilinden farklı özellikler taşır. Çuvaşça Eski Bulgar Türkçesinin bugünkü mirasçısı olarak kabul edilir. Çuvaşlar bugün İdil-Ural Türklüğü içinde sayılmaktadır. Çuvaşlar bugün Rusya federasyonuna bağlı Çuvaşistan’da, Tataristan’da ve Başkurdistan’da yaşarlar. Çuvaşlar Ortodoks Hristiyanlardır. Çuvaşların yaşadıkları bu bölgelerde çok eski çağlardan itibaren Fin-Ugur halklarıyla münasebetleri olmuştur. Çuvaş adına ilk olarak 16. yüzyılda yazılmış bir Rus kaynağında rastlanmıştır. Önce Müslüman olan Çuvaşlar, Ruslar içinde misyonerlik faaliyetleriyle Hristiyanlaştırılmıştır.

Çuvaşça gerek Moğolcaya yakınlığı gerekse Fin-Ugor dilleriyle olan münasebeti bakımından Türk dilleri içinde ayrı bir yer tutar. Bugün Çuvaşçanın oldukça farklılaşan yapısı yüzünden, Çuvaşça ile diğer Türk lehçeleri arasında anlaşabilirlik oranı oldukça düşüktür. Bir Türk dili olduğunun kabul edilmesi bilim çevrelerinde uzun tartışmalardan sonra gerçekleşmiştir. 19. yüzyıl sonunda birçok araştırmacı Çuvaşçayı bir Fin-Ugor dili olarak saymıştır. Ancak 20. yüzyıl başında gelişen modern dil araştırmaları neticesinde Çuvaşçanın Türkçe olduğu ispatlanmıştır. Çuvaşça bugün Türk dilleri arasında bir üst-lehçe konumundadır ve lehçe tasnifinde ayrı bir grupta değerlendirilmelidir.

Çuvaşistan                (900.000)

Tataristan                 (135.000)

Başkurdistan              (119.000)

HALAÇLAR

Orta İran’da konuşulan bu Türk lehçesi yakın tarihte Alman Türkolog G. Doerfer tarafından keşfedilmiştir (1968). Eski Türkçenin birçok arkaik özelliğini taşıyan özellikli bir Türk lehçesidir ve sahip olduğu dil özellikleri açısından Modern Türk lehçeleri içinde müstakil bir grup içinde yer alır. Halaççanın bir yazı dili yoktur.

İran                             (28.000)

Halaçça, İran’da İran dillerinin ve Oğuz Türkçesinin (Horosanca) tesiri altında, bünyesinde arkaik özellikleri taşıyan ve varlığını sürdüren bir Türk topluluğudur. Halaçların ataları olan Argular, ilk merkezi Asya’da 759-780 Mani kaynaklarında zikrediliyor. 8. ve 11.yy arasında Argular Halaç adını kendilerine kazandıran Oğuz Halaçlarıyla yakın yaşıyorlardı. Moğol akınlarıyla İran’a geldiler. İran’da kaynaklarda ilk 1370’te zikredildiler. Bunların bir kısmı Kaşkay’da kaldı, ancak onlar asimile oldular.

İran sahasındaki Türk dilleri arasında ciddi bir etkileşim olmuştur. İran’daki Türk dilleri üzerinde özellikle Alman Türkolog Gerhard Doerfer’in çok önemli saha ve bilimsel çalışmaları vardır. İran’daki farklı kollardan gelen Türk dilleri arasındaki bu etkileşimi şu şekilde dile getirebiliriz: Bölgenin asıl dili Farsça, Azeri, Güney Oğuz, Türkmen, Horosan Türkçesini ve Halaççayı etkilemiştir. Öte yandan Azerbaycan Türkçesi Horosan Türkçesini etkilemiştir. Ayrıca yine Farsça üzerinde de Azericenin etkileri vardır. Önceki dönemlerde Horosan Türkçesinin Özbekçeyi etkilediği bilinmektedir. Aynı şekilde Özbek Oğuz Horosan Türkçesini etkilemiştir. Yine Horosan Türkçesinin Halaçça üzerinde tesirleri vardır.

KAYNAK: Prof.Dr.A.Melek ÖZYETGİN

Reklamlar

About this entry