Mezar ve Mezar Taşları

Mezarlıklar ve ölümle ilgili gelenekler, sosyal bilimcilere önemli bilgiler sunmaktadır. Çünkü bir kültürün en muhafazakâr ve kalıcı unsurlarını doğum, evlilik, ölüm gibi geçiş dönemlerini mezar ve mezar taşlarında bulma imkânı vardır.

Bu araştırmanın esas alanını temsil eden coğrafyada yaşayan (Kazakistan ve Kırgızistan ve Altaylar) Türkler, yabancı bir kültür ve ideoloji olarak, en fazla Rus kültürünün ve marxist/komünist ideolojinin etkisinde kalmışlardır. Tıpkı bizlerin Anadolu yani, Önasya Türkiye’sinde, Batı dünyası kültürleri ve ideolojileri etkisi altında kalmamız gibi, şüphesiz onlar da etkisi altında kaldıkları kültür çerçevesinde bir değişim geçirmişlerdir.

Kazak ve Kırgız Türkleri Ruslarla aynı işyerlerinde çalışmış, aynı partide en üst makamlara kadar gelmiş, çok yaygın olmasa da kız alıp vermiş olmalarına rağmen, mezarlarını farklı yerlere yapmışlardır. Daha da ilgi çekici olan şudur ki, evli çiftlerden Rus olan Rus mezarlığına, Türk olan Türk mezarlığına gömülmüştür. Yahudilerden de Ruslarla evlenenlerin olduğunu mezar taşlarından öğreniyoruz. Örneğin, Yahudilerin Ruslarla evli olanlarının mezarları Rus mezarlığındadır ama, o mezar taşı üzerinde, bugün İsrail bayrağında yer alan, altı köşeli yıldız vardır; Hıristiyan olan eşinin mezar taşı üzerinde ise, haç sembolü bulunur. Küçük yerleşim birimindeki mezarlıklar ile, büyük şehirlerin bazı mezarlıkları ikiye bölünerek, bir tarafında Türkler; diğer tarafında ise Ruslar ve Müslüman olmayan diğer milletlerin mensupları ölenlerini defnederler. Sadece Kırgızistan/Bişkek’te, Kırgız asıllı önemli şahsiyetlerin olduğu mezarlığın bir tarafında Kırgızların, diğer tarafında ise Yahudilerin mezarları bulunmaktadır.

Mezarların biçimleri, onların kimlere ait olduğu konusunda hiç bilgisi olmayanlara dahi önemli ipuçları vermektedir. Örneğin, Türklerin mezarlarında genelde orak-çekiç*, kızıl yıldız* (Bunlar Sovyetlerin dağılmasından sonra önemli ölçüde silinmeye başlanmıştır.), hilal, koç boynuzu, koç başı damgası, lale, ay yıldız işaretleri vardır. Rusların mezarlarında ise, sadece orak-çekiç, kızıl yıldız ve haç işaretleri vardır. Türkistan-Yesi mezarlığında, ay yıldız, hilal, koç başı damgalarının yanında, bugün  bir de, Hoca Ahmet Yesevî türbesinin resmi (Buna Kazakistan’daki her mezarlıkta az da olsa rastlamak mümkündür.) mezar taşlarını süslemektedir.

Taş adıyla bilinen mezar taşları da vardır. Bu taşlara, Almatı’dan Hazar Denizi’ne doğru uzanan bölgedeki mezarlıklarda rastlamak mümkündür.Kazakistan’da 25×4 santimetre ebadında 1 metre yüksekliğinde, üzerinde koç başı, hilal, lale, ay yıldız olan

; Batılılar ve Ruslar tarafından İskit denilen halktan kalma mezarlar da vardır. Bir başka Sak-İskit Mezarlığı Hakasya/Uybat’tadır. Bu mezarlıkta, halkın inancına göre, ölenleri ziyarete gelen iyi ruhların, atlarını bağlamaları için dikilmiş at başlı üç metre uzunluğunda toprağa çakılı iki adet direk vardır. Ayrıca bu mezarlığın içindeki çukur bir yerin çok kutsal olduğunu, o sebeple oraya fazla yaklaşılmadığını da yaptığım araştırmada öğrenmiştim.Mangışlak bölgesi, Teke Türkmenlerin önemli yerleşim yerlerinden biri olarak bilinir. Buradaki en eski mezarlık Akşukur Kışlağı’nda olup IX. yy.dan kalmadır. Bu mezarlıkta, merkezî Türkistan Türkleri tarafından

’nın mezarlarından birinin burada olmasıdırAkşukur mezarlığının bir başka özelliği de, * yazılı olmasıdır.. Halkın inancına göre Koçkar Ata, Teke Türkmenlerinden olup yaşadığı devirde batırlığıyla (yiğit-cesur) ün salmıştır. Onun devrinde insanlar koç dövüştürürlermiş. Onun koçu da her yarışta birinci olduğu için Koçkar Ata adıyla anılır olmuş. Asıl adı ise bilinmemektedir. Koçkar Ata’nın ölümünden sonra ayrılığına dayanamayan koçu da mezarın üstüne gelerek uzanmış ve orada ölmüş. Bundan ötürü Koçkar Ata’nın mezarının üzerine koç heykeli dikilmiştir. Bu mezar taşının ayrı bir özelliği ise üzerinde Arap alfabesiyle

Issık Köl’den Aral’a, oradan da Mangışlak’a kadar uzanan bölgedeki mezarlıkların bir başka özelliği de Selçuklu kümbetleri biçiminde yapılmış olmalarıdır. Ayrıca Yusuf Has Hacib’in doğum yeri olarak bilinen Kırgızistan’ın Tokmak kenti civarındaki Burana’da bulunan mezarlardan bazıları da Selçuklu kümbetleri şeklinde yapılmıştır.

diye ifade edilen kısmında bulunuşu Hoca Ahmed-i Yesevî türbesinin ilgi çekici özelliklerinden bazılarıdır. Bilindiği üzere tör yeri eski Türklerde kapısı gün doğusuna açılan “yurt”un, güneş doğduğunda ilk güneş alan yeridir. Sonraları da misafir odasına giriş kapısının karşısına denk gelen köşe anlamında kullanılmıştır. Tör köşesinin kutsiyeti olup baba ve misafirden başkası oraya oturmadığı gibi, temizliğini de anneden başkası yapamazPars başlı kendine has kapı tokmağının oluşu ve Ahmed-i Yesevî’nin mezarının türbenin [1].

Başı olan bir tunç kazan vardır. Diğer yandan Kazakistan’daki birçok türbenin üzerinde koç başı veya koç boynuzu vardır. Ayrıca araştırma yaptığım yerlerdeki müzelerde çeşitli devirlere ait koçbaşları, koçbaşlı mezar taşları ile üzerinde koç başı damgası olan çeşitli etnografya eserleri bulunmaktadırKazakistan milli müzesinde, orta Kazakistan’da bulunmuş, M.Ö.’ki çeşitli yüzyıllara ait olan, topraktan yapılmış çeşitli koçbaşları, bir adet koç şeklinde mezar taşı ile ayakları üzerinde üç adet *.

Almatı’daki Raimbek türbesinde ise Altay bölgesinden iki yüzyıl önce getirildiği sanılan bir koç başı bulunmaktadır. Almatı-Bişkek yolunda, Bişkek’e 40 km uzaklıkta, Tanrı dağlarının eteğinde, tahminen üç kilometre arayla yapılmış iki büyük koç heykeli vardır. Ayrıca Moğolistan’daki Orhun yazıtlarının bulunduğu yerde de koç heykellerinin olduğu bilinmektedir*.

Kazakistan ve Kırgızistan’da mezarlarda sıkça görülen koçbaşları; cesur-batır, önemli mevki sahibi olmayan birinin ve kadınların mezarlarında görülmemektedir. Kazak ve Kırgız kadın mezarlarında koç başının aslı nadir de olsa görülmekle beraber koç-koyun heykeline araştırmamda rastlayamadım; fakat koç başı damgaları çok yaygın olarak görülmektedir.

Tunceli’deki mezar taşlarıyla ilgili Tunceli/Mazgirt’te bir köyde yaptığım çalışmada da koyun heykeli olan bir mezar taşı görüntülendi; ancak mezar taşının çok eski olması ve köylülerin konu hakkında yeterli bilgilerinin bulunmaması nedeniyle, bu mezarın bayana mı, yoksa erkeğe mi ait olduğu hakkında bir bilgiye ulaşılamadı.

TRAHLENBERG tarafından Minusinsk bölgesinde bulunmuştur. Ayrıca S, “i ve KAltaylarda, özellikle Minusinsk müzesindeki koç heykelleri konusundaki çalışmalarıyla tanınan B[2] der.

Türkiye’deki koç başı ve benzeri damgaları, Çatalhöyük’te bulunan ana tanrıça; koç heykellerini de Akkoyunlu ve Karakoyunlularla açıklamak yerine, bunların, yukarıdaki bilgiler göz önünde bulundurularak Türk tarihinin bilinen en eski devirlerinden hareketle açıklanmasının daha ilmî olacağı aşikârdır.

Dipnotlar

* Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni temsil ediyor.

* Komünizmi temsil ediyor.

* Koçkar Ata’nın Kazakistan ve Kırgızistan’da birçok yerde mezarının olduğuna inanılıyor. [1] A

*  Bazı örnekler için Bk: “Mezar Taşları” bölümündeki fotoğraflar.

* Orhon yazıtlarının bulunduğu yerdeki koç heykellerini gösteren fotoğraflar Ahmet T [2]B

KAYNAK: Mustafa AKSOY

About these ads

About this entry